Yaşamak Üzerine…

-Murat Yardım yazdı.

dscf0638Yaşamak üzerine söylenmiş ve söylenebilecek ne çok söz var. Şöyle oturup bir düşünüyorum: “Nedir yaşamak, kimler nasıl yaşadılar ve yaşamaktalar?” Ukalalık etmek niyetinde değilim. Ben bazı basmakalıp sözlerle idealize edilmiş yaşam sözlerini de hatırlatarak yaşama bir pencere aralamak istiyorum.

Hayat çalışmaktır mesela durmadan bıkmadan usanmadan çalışmak çabalamak uğraşmak didinmek ve yarın rahat etmektir. Oysa bu bile peşinden yarın tembellik edebilme ihtimalinin özlemini anlatır. Yani hayat rahata ermektir sonucuna ulaşılabilir pekâlâ.

Yaşam bir matematiktir mesela bazı tariflerde. Her şey plan ve program çerçevesinde yürür çünkü…. Gelin görün ki hayat size öğretir ki iki kere iki her zaman dört etmez. Bazen çıkarma yapıp sonucu toparlayabilirsiniz söz gelimi.
Bir şeylere benzetmek gerekliyse biraz da şiir gibidir yaşam.Epik şiirler, lirik coşkulu şiirler biçimi belli ölçülü uyaklı şiirler ya da ölçüsüz ,uyaksız müzikaliteyi içerden hissettiren şiirler gibi. Bazı şiirler hiç tat vermez başladığı gibi biter ve fark edilmez. Bazısı bitince sızısı kalır ardında. ve bazısı bitsin de kurtulalım dedirtir adeta.
Yaşamı şiirin serüvenine benzetmek bence hiç de yanlış olmaz. Herkesin bir şiiri vardır çünkü. Bazısını kimse duymaz öylece sessiz derinden tatsız bir geçmişi bırakır ardında. Kimi şiir hiç bitmesin istenir. —Öyle yürekten öyle coşkuludur çünkü-. Kimi yiğitçe söylenir ama derinliği yoktur. Kimi kısacıktır ama anlattığı pek çoktur. Kimi huzur verir dinleyene kimi huzursuz eder dinleyeni.
Yaşamak insanca yaşamaktır aslında, yalnızca şudur demenin imkânsızlığıdır işte yaşamak.

Kimileri vardır; hep yaşamın kıyısında kalmayı tercih ederler. Yaşamlarını sağlayacak kadar bir şeyleri vardır. Daha fazlasını hayal bile etmezler, bazen sadece başkalarını eleştirmek
veya kıskanmak için hayata geldiklerini bile düşünenler
vardır. Kendileri dışında herkesin, kendileri için yaşadığını zannederler.
Karışık değildir onlar için yaşam, onlar en doğru, en iyi, en dürüsttür ve
tüm dünya onlara karşı olsa da sadece onu mutlu etmek için dünyaya gelmiştir.
O kavga etmez, sevmez, gülmez, ağlamaz
sadece seyreder, çünkü seyredenler incinmezler.
Bir de yaşamın içine doğanlar vardır.
Yaşam boyu sorunlarla sanki kavga ederler, gülerken gözlerinin içi eslik eder onlara.
Ağladı mı hıçkıra hıçkıra, sevdi mi ölesiye severler.
Kazanır, kaybeder, yeniden ise koyulur yeniden kazanır, yeniden kaybeder.
Yasamak zorlu bir oyundur onlar için.
Her gün yeni bir bolum, yeni bir film çekiliyormuş gibi heyecanla, umutla
yaşanır adeta. Kimi gün çekilen acıların son bulacağı gün olarak beklenir
kimi gün ise dost bir martıyı seyretmek için beklenir.
Bazen hatıra olsun diye fidanlar dikilir geniş düzlüklere, bazen kaybolup
gitmek için kalabalıklarda sıradan bir fotoğraf olmayı tercih ederler.
Özgürlük önemlidir onlar için, kendisi gibi olmak ve anlaşılmak
önemlidir. Belirli kalıplara uymazlar, kendilerine kalıplar koymazlar.
Yasamayı büyük bir askla sevdikleri gibi, adım adım ölüme gidebilirler sessiz ve derinden.

İnsan onuruna yaraşır koşullarda ve insanca yaşamak tüm insanların hakkıdır. Bence yaşamak adına ne düşünürsek düşünelim ya da ömrümüzce ne yaşarsak yaşayalım insanca yaşamanın anahtarını arayalım.

Yorum yazabilirsiniz...